Pinterest'e Kaydet

Pinterest'te Biz

Translate

Abone Olayım (Onay Gerekir)

Site İçi ve Etiket Arama

Blog Üslubu nedir?

27/01/2017

Blog üslubu nasıl olacaktır?

Blogumuzdaki bilgilerin kullanılarak sayısal oyunlarda kazanılacak bilgiler yer almaktadır.
Yaptığımız işin kolay olmaması nedeni ile bazı satırlarda yumuşaktan ziyade sert bir anlatım dili kullanılmıştır. Sonuçta hitap edilen kitle 6-10 yaş grubu olmadığı için biraz daha derinlikli anlam içeren ifadeler kullanılmıştır. Çoğu zaman yazının özünü bozmamak adına abartılardan sakınılmıştır.
Elbette ki kişileri bilgi ve anlayış tarzları açısından yazar ile okuyucu arasında yanlış anlaşılmalar olacaktır. Teknolojinin verdiği en güzel çözüm imkanlardan birisi de budur aslında...
Buna rağmen kitabın yazın alanındaki yeri hiçbir şey ile doldurulamaz.1

***

Kitap demişken:

Bu söylemin aslında çok önemli bir temeli vardır. Özetle;
Bildiğiniz gibi kitabın dışında kullanılan bütün teknolojiler ithal ürünlerdir. Bu ürünleri tedarik edebilmek için o ülkenin malını o ülkenin parası ile ödemek zorundasınızdır.
Örneğin AB ülkelerinden alacağınız bir mala karşılık €(euro) ödersiniz. Fakat bu gibi güçlü bir yapının dışındaki ülkelerden alacağınız malın karşılığında dolar ödersiniz veya kendi parası ile ödeme yaparsınız.

İşte zurnanın deliğinin zırt dediği yer burasıdır.
Gavurun bu konuda kendisini ayakta tutan bir prensibi vardır.
Gavur, kendi parası ile o malı satmaz ise o teknolojiyi sana kullandırmaz.
işin özü budur. Yani üretemediğimiz teknoloji bizim değildir gibi bir gerçek vardır.
Bu işler gavurun parası ile gavurun teknolojisini kullanarak kabadayılık yapmaya benzemez.2
Eğer siz islam davası gibi bir davayı savunuyorsanız ve bu şekilde davranıyorsanız yaptığınız iş, ucuz kahramanlıktan öteye gitmeyecektir.
Türk halkı batının tahakkümü altında olmayan bir demokrasi ile yönetilmeyi hak eden bir ülkedir.
Bunun böyle olduğunu söylemek ise biraz güçtür.
Batı hayranlığı Atatürk döneminde olduğu gibi bugünde vardır. Kendi insanını aşağılayan, batı insanını görünce hayran olan bir türk toplumundan, kimse kusura bakmasın, bir bok olmaz.
Atatürk bu düşüncelere büyük devrimler ile en güzel cevabı vermiştir.

Bir zaman bu ülkeyi kurtaran büyük insanların başarısının üzerine konanlar ona kendi istedikleri gibi bir elbise dikmişlerdir.
Bugün yine aynısı yapılmak istenmektedir.
Bu yazının altına bir video ekleyecektim fakat konjonktür elvermediği için o videoyu eklemek için uygun zamanı bekleyeceğim.








***

Kaldığımız yerden devam:

Blogun üslubu hakkında yazacaktım yine nerelere geldi yazı...
Yazı ve yaşam birbiri ile zincirleme bağlantılı olması nedeni ile sinir uçlarına dokunarak lezzetli bir yazı yazmak mümkündür. Bir çok yazı tarzı varken yeni yazı tarzları üretmekte mümkündür.
Yazar bir konu hakkında yazmak istediğinde o anki ruh halini konuya ve yazıya istemese de yansıtır.
Yazıdan anlaşılması gereken aslında tam orasıdır. Bu duruma yazının veya kitabın ruhu diyebiliriz.
Bu nedenle teknoloji kendisini hangi kalıba sokarsa soksun kitabı tahtından indiremeyecektir.
Buradan şöyle bir soru da gelmektedir. Peki teknolojinin aynısının yerelde üretilmesi durumunda ne olacaktır. Teknolojinin önü açılacak mıdır?
Küçük sakıncaları olmasına karşı evet diyebiliriz. Bu sakıncaların giderilmesi durumunda da güvenli teknoloji ile daha verimli iş ve yaşam hayatlarına sahip olabiliriz. Lakin kitabın yerini bir şey alamayacaktır. Bu kadar çalışma bir kitaptan önce yapılacak denemeler olabilir. Kitabın daha nitelikli hale gelmesini sağlayacaktır diyebiliriz.

Batı demişken:

Bizim yazdığımız mecra içinde aynı durum geçerlidir. Blogger çalışma prensibini burada anlatmayacağız. Fakat her iki taraf için kazan-kazan durumu olması nedeni ile böyle bir imkan sağlanmıştır. Eğer gavur daha çok kazanmaz ise bu imkanı size sunmayacaktır.
Bu nedenle eğer bu hizmeti kullanıyorsanız size kullandıran gavurdan daha fazla fayda sağlayamıyorsanız bu hizmeti kullanmak akıllıca olmayacaktır.
Kısaca blog editör köşelerinde ömür çürüten kadın ve erkek yazarlara gerçekten üzüldüğümü belirtmek isterim.
Blogumda reklam verip para kazanacağım diyenlere de üzülüyorum.
Daha önce belirttiğim gibi yaptığınız iş kullandığınız hizmetten bağımsız fayda sağlayacak ise kullanılması gereken çok önemli bir araçtır.

Blogumuzu okuyup da yazılarda üslup açısından beğenmediğin noktalar olursa tatlım, Buradan bize yazabilirsiniz iletişim kutusunu kullanabilirsiniz.

Bu işi nasıl becerdin?

Buradan gelen yazılardan bir tanesini buradan paylaşmak isterim.
Ben bu yazıları okudum hiçbir şey anlamadım, bu işi yapmayı nasıl becerdin?

Bu iş elbette ki iki günde olmadı.
Prof. Dr. Ersan Şen hocanın bir sözü gelişmiş bir toplumu tanımlar.
"Bugün Türkiye'de akşam düşündüm. Sabah kalkıp yaptım şeklinde bir iş yoktur." demiştir.
Bunu bildiğiniz tartışma programlarında laf arasında söylemiştir.
Bilim ile uğraşan insanların bir şeyler üretmeyi amaçlayan insanların önünde böyle bir engel vardır.
Bilim tek çıkış yolu mudur?
Büyük bir çoğunluk evet dese de aslında değildir.
Bunu açıklamak bizim işimiz olmadığı için yine blogumuzun üslup konusundan devam edebiliriz.

Blogumuzu yazmamızdaki amaç okuyucunun lezzet alması değildir. Bilgileri ciddi bir şekilde kullanarak sayısal oyunlardan para kazanmasıdır. Kazandığı parayı da akıllı bir şekilde kullanması için bu ciddiyeti sağlaması gerekir. Yoksa kendisine zaman kaybından başka bir şey vermeyecektir.
Hay'dan gelen hu'ya gider sözü burada kendini göstermektedir.
Yani insan eline geçen kıymete bir fonksiyon veremez ise bunun bir anlamı olmayacaktır.
Sözlerde zamanla yerinde kullanılmaması nedeniyle sonraki nesillere hurafe olarak kalabilmektedir.
Ne kendisine ne de içinde bulunduğu topluma bir faydası olmayacaktır. Bizden önceki toplumların şu anki gelişmiş toplumların üzerinde emeği yoktur diyebilir miyiz?
İşte insan bunu yerine getirdiğinde kendisine verilen görevi yerine getirmiş olacaktır.

İnsanın eli ile yapıp etmediği dışında kendisine hiçbir şey bir fayda sağlamayacaktır.
O şey sadece kendisine yüce yaratıcının bir lütfu olacaktır.
Öte yandan yine eli ile yapıp kendisine bir fayda sağladığı işlerde yüce yaratıcının kendisine bir lütfudur.

Aynı kategorideki yazılarımız için tıklayınız: Tanıtım01 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

Buradan bize yazabilirsiniz.

Ad

E-posta *

Mesaj *

sayisaloyunlar[at]gmail.com adresimizden de soru, görüş, istek ve önerilerinizi iletebilirsiniz.

Sayfa yenileme kaldırılmıştır.
Copyright ©2018 Tüm hakları saklıdır. Blog SAYISAL OYUNLAR tarafından dizayn edilmiştir. Tamamı orijinaldir. Kasıtlı olarak bilgileri alan kişi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karşılaşırsanız itibar etmeyiniz. Yayınlarımızı bağlantı linki ile paylaşıp kullanabilirsiniz. Y.N.