Cuma, Kasım 01, 2019

Kafa Dergisi/Levent Erden-Erdening Kafası-Dönüştüreceksin!

03/11/2019
Dönüşmeyecekler...
Dönüştüreceksin!

Levent Erden Kasım/2019 Kafa dergisindeki yazısında eğitim sistemini tam ele alınması gerektiği şekli ile el almış. Bir sayfalık yazısındaki anlattığı konulardan bahsedip bir kaç paragrafı burada paylaşarak yazımızı bitireceğiz.

Mahalle baskısından bahseder;
"El kadar velede büyüme ve daha kötüsü "bir şey olma" baskısı çocuk neredeyse ilk konuşmaya yani sorulara da cevap vermeye çalıştığında başlar.
Hiç kirlenmemiş beyinlere "ne olacaksın" baskısının yüklemesi yapılır. Bir dönem astronot, itfaiyeci gibi günlük hayat dışı, orijinal kıyafetli, sokakta kolay görülmeyen meslekler sıralanır.

Çoktan biricik doğruyu seçme sınavlarının zirvesi üniversiteye giriş. "Seçme ve yerleştirme" sıfatlı sınavlar. Yani insan seçilen ve yerleştirilendir. Seçen değil.
Bunlarda seçilmiş kişi olabilmek için anlamak, analiz etmek, yorumlamak, karşılaştırmak gerekmez. Merak etmek ise zaten hiç gerekmez. Neyi merak etmeniz gerektiği de tanımlanmıştır. Tek gereken ezberlemek, hafızaya almak, akılda tutmaktır. Formüller, tarihler, anlaşma maddeleri, atom ağırlıkları... hep ezberlenecektir. Akılda tutmak esastır.
Üstelik bunları en kısa sürede hatırlamak da zorunludur. Halbuki her türlü bilgiye saniyeden kısa sürede ulaşabilme olanakları tavan yapmışken! Yarış bir yandan zamana da karşıdır.
Az zamanda çok hatırla!
Sonunda, girilen üniversitenin neye yaradığı belli olmayan bölümünden; yirminci yüzyıldan kalma bilgilerle mezun olunur.
Mahalle doktor, mühendis, avukat gibi aşina oldukları meslekleri fazla sorgulamaz, kabullenir. O meslekleri seçenlerin mutsuzluğunu ve umutsuzluğunu göz ardı ederek.
Uluslararası ilişkiler, reklam, halkla ilişkiler, iletişim gibi havalı isimlere sahip işleri de kabullenirler. Antropoloji, psikoloji, sosyoloji bilinir ama burun kıvrılır.

Veri analisti, hikâye anlatıcı, veri odaklı-tabanlı işler, deneyim tasarımı, oyun geliştirici hatta oyuncu, e-sporcu, içerik tasarlayıp üretmek hakka influencer (influensırlık)... Bunları duyunca far görmüş dağ tavşanı olarak kalsalar da maaş ve sosyal haklar da sorulmadan edilemez.
Mahalle, baskıdan ve tutuculuktan; geçmiş yüzyıl değerlerinden vazgeçmez, ödün vermez.

Zamana ve mekana dayalı iş yapmak yerine, nerede ve ne kadar verimli olacaksa orada ve o zaman dilimlerinde çalışmak. Teknoloji ve haberleşmenin getirdiği tüm olanakları kullanarak özgürlüğün mutluluğunu yaşayarak. Hiçbir yerde emekli olacak kadar çalışmayı düşünmeden.
Farklarla bir arada yeninin peşinde, para ve unvandan daha başka tatmin fırsat ve olanakları geliştirerek. Başarı göstergesinin performans değil mutluluk olduğunu bilerek.

Eskide ısrar edenler ya da benimseyenler mutlaka oyun dışı kalacak. Üç vakte kadar mı desem beş vakte kadar mı? Gizem de keyiflidir. Bekleyip de görmek yerine, tutup dönüştürmek, dönüşmek gerek.

Bu yazıdaki konuları siteye taşımamın nedeni zamanın dönüşümünün doğru bir noktasında bulunduğumuzun idrakinin sevincidir. Şimdilerde bizim yaptığımız iş toplum tarafından yadırgansa da Zeki kayahan Coşkun'nun 24 ekim 2019 tarihli Matrax yayınında Saniye teyzenin;
— Yavrum sen işine dön. Bu işleri yapma. Bu işleri bırak insanların duygularını sömürme.
Deyişini hiç unutmam. O yayını indirdim müsait bir zamanda buraya eklerim.

İşte bu sözler ve bu yazıdaki anlatılanlar bir dönüşümün sesleri olarak tarihe yazılmalıdır.
Bu yazının anlam kazandığı zamanlarda belki ne biz olacağız ne de saniye teyze olacak. Fakat bu yazı kalabildiği zamana kadar burada kalacak ve belki 50 yıl sonra bu yazılar okunacak.

Yazısından önemli bulduğum yerleri alıntı yaptım. Tamamını okumak isterseniz Kafa dergisi temin edebilirsiniz.

Zamanın akışında artık dünya mal ve hizmete doymuşken artık bir şeylere geri dönüp bakabilen meslekler değer kazanacak. Veri madenciliği, veri analizi, bilgiden bir şeyler üretebilen meslekler altın meslekler olacaktır. Hem rağbet açısından hemde elde ettiği madeni pazarlamak açısından altın değerinde meslekler olacaktır.

Elbette ki insanların okumasına karşı değiliz fakat eğitim sistemi bir şey öğretirken boynumuza bir yular bağlamasına karşıyız. Eğitim hizmeti bedava iken eğitimin amacının kime hizmet edeceği önemli bir sorudur. Yani eğitimi bedava veren sonucunu da kendisi belirlemektedir.
Bu zinciri kırmaksa eğitim alanın neler oluyor demesine bağlı olacaktır. Sistem bir süre sonra kendisine emek verene emirlerine boyun eğmesini de öğretiyor.
İyi yerlere gelmenin, meslek edinmenin tek koşulu sınavlardan iyi notlar almak, çok bilmek değildir. Aynı zamanda eğitim verene koşulsuz itaat de önemli bir parametredir.
Bunun dışında eğitimli insanın yaşama alanı çok sınırlıdır diyebiliriz. Eğer kendine bir yaşam alanı inşâ edemez ise...

Etrafınıza bakın, ilham alabileceğiniz bilgileri okumaya çalışın. Mutlaka bir şeyler görür öğrenirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Son yorumlar

Copyright ©201∞ Tum haklari saklidir. Blog SAYISAL MEHMET tarafindan dizayn edilmistir. Tamamı orijinaldir. Kasitli olarak bilgileri alan kisi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karsilasirsaniz itibar etmeyiniz. Yayinlarimizi baglanti linki ile paylasip kullanabilirsiniz. Y.N.