Cuma, Ekim 25, 2019

Kendi Aralarında Asal Sayılar nedir? Zeki'nin Konuğu [Kafanız hayrolsun!]

Kendi aralarında asal sayılar nedir? Zeki'nin Konuğu
Kendi aralarında asal sayılar nedir? Zeki'nin Konuğu
25/10/2019
Bugün saat 01:00'e çeyrek kala Kafa radyo Zeki Kayahan Coşkun'un radyo programında canlı yayına bağlandım. Aklımda blog yazma işinin nasıl bir gelişim sağlayabileceğinden insanların kendini geliştirebileceğinden ve kendine bir yol açabileceğinden bahsetmeyi planlıyordum ki ibreler beni gösterdi.➡️ 3:06:20 saniyeden itibaren:

Sitelerde sürekli yazdığım şekli ile yazarak iş geliştirme ve bilginin insanlar ile paylaşılması ve etkileşimli gelişimin öneminden bahsedecektim ki; konu siteyi anlatmama geldi.

Sayısal Oyunlar hakkında 4 tane yaptığım oyun için çalışmalar vardı. Bu çalışmaları belirli bir seviyeye getirdim ve bundan sonra ne yapmam gerektiğini düşündüm.
Çalışmayı geliştirmek ve okuyanların da bu çalışmalardan yararlanabilmesini sağlamak için site yazmaya karar verdim.

Kendime;
—"Ben site yazmasını bilmiyorum ki"! dedim.

Kendimi hayatım boyunca sürekli öğrenmeye adapte edebildiğim için "Öğreniriz" dedim.
Cesaretle.

İnternetten site yazma konularında araştırma yaptım. Bu konuları daha önce bloglarda yazmıştım burada yeniden özetleyeyim. Blogger'da yazmaya karar verdim.
Blog yazmasını öğrendim. Önceden yazma alışkanlığım olması FE klavye bilmem nedeni ile yazma işinde çok zorlanmadım.
Geriye Blogger'ı nasıl kullanmam gerektiğini öğrenmeme kalmıştı.
Burada öğrendiğim bilgileri bloggerDeneyim01 etiketi ile anablogda yazdım.
Elde var gelişim 1; Teknik olarak blog yazmasını öğrendim.

Sayısal Oyunlar sürecini yazarak nasıl geliştirdiğimi sitelerden görebilirsiniz. Nasıl bir gelişim kaydettiğimiz yazılardan ve geliştirdiğimiz sistemlerden görebilirsiniz.

Zeki hemen hemen her gün dinlediğim bir yayıncı kendi yaptığım işten ziyade blog yazma işinin nasıl bir gelişim sağladığını ve ülkenin en büyük sorunu olan işsizliğe nasıl bir çare bulabileceğini farklı alanlarda insanların kendini nasıl geliştirebileceğinden bahsedecektim.
Dün akşam bir kişi bağlanmıştı. Dükkan çalıştırmak zor iş abi en güzeli işçilik diyordu.
Arkadaş bilmediği bir işe girişmiş ve dükkan çalıştırmanın ne demek olduğunu bilmeden bir işe girmiş ve işi batırmış ki işçiliğin işverenlikten iyi olduğuna karar vermiş.

Oysa ki insan yazarak kendine bir yol çizebilir ve kendini geliştirebilir. Kağıda yazmak farklı bir işken bir blogda yazmak çok daha farklı bir iştir. Blog internete açık bir alan olması nedeni ile okuyucular ile bir etkileşim olmakta ve yazara daha farklı bir çalışma ve yazma isteği veriyor.
Bu süreçte çalışılan alanla ilgili araştırma ve gelişme süreci, kendini ilerletiyor.
Bizim çalışma alanımız Sayısal Oyunlar olmasıyla birlikte herkes kendi alanında bilgi üreterek bunu yazıp insanlarla paylaşabilir. Bu sayede bilgi üretme işine devam edecek ve kendini geliştirecektir. Bu çalışmayı kısa zamanda mesleğe ve nakite çevirebilecektir.

Ülkemizde insanların en büyük sorunu kendine iş alanı açamamasından kaynaklanıyor ve blog yazmanın bu sorunu çözebilecek tek araç olduğundan bahsedecektim ki top yine benim işe geldi.

İnsanlar araştırarak, öğrenerek öğrendiklerine kendi bilgilerini de katarak blog yazdıklarında kendine yeni alanlar açmış olurlar. Yeni bilgiler araştırma isteği ve ihtiyacı doğar.

Mesela dün yayına bir tatlıcı bağlandı. Bu kişi tulumba tatlısı yapıyor ve dükkanında satıyor, parasını kazanıyor. Çeşitli çalışmalar yaparak işini geliştiriyor fakat bunları kayıt altına alıyor mu?
Yani blog tutuyor mu?
  • Tuttuğu blogu halka açıyor mu?
  • Kendi işini, kendini tanıtıyor mu?
Yaptığı işini ancak dükkanının bulunduğu çevrede anlatabiliyor.
Radyoda yayına bağlandı ve yaptığı işi anlattı.
O kadar güzel işler yapıyor ki; Kendisinin yapabileceği en verimli şeyin blog yazmak, yapabilirse YouTube kanalı açarak yaptığı işi anlatmasıdır.
Böylece yaptığı işi Dünya'ya etkileşime açmış, farklı insanlar ile tanışmış olacaktır.

Blog yazmak böyle ufuk geliştiren bir iş olmasına rağmen insanların bundan haberinin olmaması bana tuhaf geliyor.

Bu işin nasıl bir zevk verdiğini yazdığım blogları inceleyerek görebilirsiniz. Bize yazan izleyenlerimiz, etkileşimler vs. gerçekten yapılabilecek en güzel işlerden bir tanesi olduğunu düşünüyorum.

Tatlıcının dışında; Tereyağ üretimi yapan bir abimiz vardı. Ben yayına çıktıktan sonra bana dolandırıcı demiş, canı sağ olsun.
Ona anlatabilmek isterdim burada yazdıklarımı.
***
Esas yazımızın konusuna gelelim.
Yayında asal ve kompozit sayılardan bahsettim.
69 sayısı asal sayı mıdır dedi. Hayır asal değil kompozit sayıdır dedim. Terbiyesiz sayı dedi. Oralı olmadım.
—Asal sayı nedir? dedi.
—1'e ve kendisinden başka sayıya bölünemeyen sayılara asal sayılar denir dedim.
—Kendi aralarında asal sayılar nedir? dedi.
Orada benim devreler yandı. Anlamadım dedim yeniden sordum. Tekrarladı bilmiyorum dedim.
Bu öyle bir bilgi ki; yani kullanılmayan bir genel kültür bilgisidir ki bu bilgiyi de herkes bilmez.
Bir işe de yaramaz. Oysa ki benim de işime yaramıyordu.
Cevap olarak;
Asal sayıların tamamı kendi aralarında asaldır.
Asal olmayan sayılar sayılar kendi aralarında asal değildir.
Zeki öyle bir yerden gol attı ki; okulda öğrendiğim fakat kullanmadığım için unuttuğum bir bilgiyi sordu.

Telefonu kapattıktan sonra internetten baktım ve konuyu hatırladım.
***
Benden çıkacak sayıları söylememi istedi. Tamam tahmin tablosundan bakıp söyleyeceğim dedim. İzleyenlerden kayıt ettiğine göre bir twite buraya ekliyorum.

 Verdiğim sayılar yanımda kayıtlı müsait bir zamanda ekleyeceğim.

Yukarıdaki radyo yayınında 3:06:20 saniyeden itibaren verdiğim sayıları dinleyebilirsiniz. 51-53 sayılarını önceki haftanın bültenine göre söyledim ki onlar geçerli değildir.
48-80-65-69-66-49-33-34-27-28-16-3-9-75-6-70 sayılarıdır.
Yazımı at gözlüğü konusunu yazarak bitireceğim.

Okuldayken öğretmen;
—"At gözlüklerinizi çıkarın" demişti.
İlk defa duyduğum bir şeyi sormuştum. "O nedir? Ne demek istediniz?"
Olayları, konuları daha geniş açıdan etraflıca değerlendirin demişti ki öylece kaldı aklımda. Lazım olduğu zaman kullanırım.

Sonra yakınlarda bir kitapta okudum.
—"At gözlüklerinizi takın" diyordu.
Bir amaç-hedef için çalışıyorsanız yaptığınız işten başka bir işle ilgilenmemek, yaptığınız işi en kısa zamanda başarıya ulaştırmak için "at gözlüklerinizi takın" diyordu.

Yerine göre at gözlüklerimizi çıkaralım, yerine göre takalım.

Her sözümüz dudaklarda gülüş oldu
Dönmek ihtimali yok artık
O gülüşler düş oldu
Kafanız hayrolsun...
Kalın sağlıcakla başbaş...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Son yorumlar

Copyright ©201∞ Tum haklari saklidir. Blog SAYISAL MEHMET tarafindan dizayn edilmistir. Tamamı orijinaldir. Kasitli olarak bilgileri alan kisi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karsilasirsaniz itibar etmeyiniz. Yayinlarimizi baglanti linki ile paylasip kullanabilirsiniz. Y.N.