Cumartesi, Haziran 08, 2019

Okuyupta Ne Olacaksın? Herkes Ne Yapıyorsa Sende Onu Yaparsın

"BİZLER DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİRİZ"                                                                       5 Şevval 1440
Bazı zamanlarda geçmişte konuştuğum insanlar gelir aklıma. Onların söylediklerini yeniden dinlerim.
Bazı zamanlarda ise onların bana söylediklerini rüyamda görürüm. Geçmişte konuştuğumuz şekli ile bana söylediklerini görürüm. (Yazının ekstrası yukarıdaki teaserdir) Bizi anlatıyor Ne değişecek?

Ben çocukken televizyonlar evlere yeni geliyordu. Bir şeyin televizyonda gösterilme aşamasına gelene kadar hangi aşamalardan geçtiğini bilemiyorduk. Çocukken hep merak etmişimdir görüntüler bu kutuya nasıl yansıyor diye.
Benimde huyum bu işin hep teknik tarafına, nasıl yapıldığı tarafına bakarım.

Büyükler yaptıklarımızın hepsini deftere kaydediyor derdi.
Ben sorardım;
— Nasıl kaydediyor?
— Yazıyor. derlerdi.
— Nerede?
— Sağında ve solunda bekliyorlar.
— Hani yoklar?
— Şimdi bunların işi gücü yok benim yaptıklarımı elinde kağıt kalem yazıyorlar mı?
— Evet yazıyorlar.

Ben bu okuma yazma işinin o zaman kıymetli bir iş olduğunu anlamıştım. Zor iş yani adamları çalıştırıyoruz.

Şimdi aynı soruları bir büyüğe sorsan vereceği cevap çok farklı olacaktır.
Mutlaka;
— Kameraya kayıt ediyorlar diyecektir.
— Hani yazıyorlardı? Pezevenk.

Bir kimse ile konuşmuştum, geçmiş bir zamanda dün gece onu gördüm rüyamda:
Bana demişti ki;
— Ne yapıyorsun.
— Okuyorum. Okula gidip geliyorum.
— Boşver okuma. Okuyupta ne yapacaksın? dedi.
— Okumayıpta ne yapacağız? dedim.
— Herkes ne yapıyorsa sende onu yaparsın. dedi.
— Şimdi bir de herkesin ne yaptığını mı takip edeceğiz? dedim.
— Öyle iş olmaz, insan okuyarak kendini geliştirir, yeni şeyler öğrenir. Öğrendiği bilgileri kullanır. Okumayan bunları bilmez. Ot gibi yaşar dedim.
— Sen ne kadar çok konuşuyorsun diye tersledi beni.


Cahil İnsan

İşin aslına bakarsanız herkes cahildir. Fakat kimse bunu kabul etmez. Herkes her boku bilir ve her konuda ahkam kesecek durumdadır. Doğrudur yanlıştır orası tartışma konusu edilemez.

Cahil insanın en büyük handikapı (Elverişsiz durum, engel) kandırılmaktır. Cahil insanı bilmeyen insanı kandırırsın. Bilen insanı bildiği konuda kandıramazsın.(Handikap kelimesini araştırınca yeni birşey öğrendim. Yazı konusu)
Bilmek bir kapsama alanı genişletmektir. Bilmek için okumak, araştırmak, çalışmak gerekir. Bu ise tembel adamın işi değildir.


Cahil olmamak ne değildir?

Cahil olmamak herşeyi bilmek değildir. İnsan bildiğinin alimi bilmediğinin cahilidir. Özünde insan cahildir. İnsan bilmediği şeyden kandırılır. Bilgisizliğinden kandırılır.

Okumayacaksın da ne yapacaksın? Onu bunu dolandırarak hayatını devam ettirirsin.
Bakınız dikkat ediniz Türkiye de hayatını dolandırıcıkla devam ettiren önemli bir kesim vardır.
Hırsızlık, kapkaç, her türlü işi bu insanlar çevirmektedir.

Okumak kendini geliştirmek için bir çaba göstermeyen insan ya hırsız olacaktır, ya dolandırıcı...
Bir meslek sahibi, zanaatkar olmak olamaz mı?
O eskidendi.
Artık öyle gayeleri olan insanlar kalmadı.

Çağ teknoloji çağı. Bilgi çağı. Okuyan insan bilgisini bunun üzerinden yürütür. Okumayan insan yine işini yapmak için bu araçları kullanmak zorundadır.

Geçen avlu dizisini izliyorum. Orada bir tane Hırsız ihtiyar bir kadın var. Adı Muazzez.
Hırsızlık için dahi bilgiye ihtiyaç var.
Bir repliği daha vardı onu aradım bulamadım.

Muazzez:
— Bizim meslek öldü. Hangi cebe el atsak kart çıkıyor. Para yok!

Daha önce yazdığımız herşeyini hırsıza göre ayarlarsın yazımız vardı. İnsanlar neden nakit para taşımaz çünkü çalarlar. Herşeyi hırsıza göre ayarlarsın.


Çalmanın mazereti nedir?

Aş? İşsizlik?

Neyse konu dağılmasın.
O konuşmayı aynen dün gece rüyamda gördüm.
O konuşmadan bu yana benden büyük olmasına rağmen ona karşı haklı olduğum ortaya çıktı.
Savunduğum şeyin doğru olduğun gördüm.

Onlar ise yine çocuklarına kadar sirayet edecek şekilde onun külahını ona geçirmekten başka bir iş yapmıyorlar. Benim bildiğim günden bu güne kadar durmadan bir işyeri açar biraz çalıştırır sonra iflas ederler. Borca batar sonra çalışır onu öderler. Hala öyle devam etmektedirler.

Herkes hayatta istediğini yapar, kendine göre bir hayat kurar. Çalışmak aslında tek başına çalışmak değildir. Çalışırken kendini geliştirmeyen insanın yaptığı çalışma eşeğin çalışmasından farklı olmayacaktır.
Çalışırken beni geliştirmeyen işi yapmam, bırakırım o işi. Başka iş yaparım.
Çalışmak sıkıya gelmez, zordur. Kendine böyle bir hedef belirleyip çalışmak daha zordur.

Eğer böyle yapmazsan ne olacaktır?

Ben erkekler açısından söylüyorum.
Kadınlar çok tehlikeli canlılardır. Yöneticilik ve yırtıcı yöneticilik konusunda uzmandırlar.
Eşek gibi çalışıp para kazanıp kazandığı parasını yönetemeyen erkekleri araştıran onları anında yakalayan kadınlar vardır.
Bakınız çevreniz böyle kadınlar ile doludur. Evi erkek idare etmez. Kadın idare eder hatta erkeğin işine evden idare eden kadınlar tanıyorum.

Adam diyor ki benim onu düşünmem lazım. Yarın sana haber ederim.
Avrada sorup cevap verecek. Bu adam tüccar gerisini siz düşünün.
Evet böyle kadınlar var. Kurtuluş savaşı kumandanı gibi avrat. Yine de böyle kadınları destekleriz.
Erkekler açısından iyidir. Kadınların kadın yöneticisi ise çok sakattır. Allah yardım etsin.

Bu yalandır. Kadınların uydurduğu bir yalandır. Kadınlar ev falan idare edemez öyle görünür sadece.
Amaç kazandığı parayı ne yapacağını bilmeyen erkeklerin parasını yemektir. Bu kadınlar açık söylüyorum ahlaksızdır.

Yine benden küçük bir tanıdığım vardı. Böyle sorumsuz bir iki tavırlarını gördüm.
Ona aynen şunları söyledim.

— Oku ne bulursan oku, araştır, çalış, öğren, kendini geliştir.
— Okumayan insan bu zamanda aç kalır.
— Bak çalışmayan demiyorum, okumayan insan aç kalır. Çalışmazsan açlıktan ölmezsin. Hayatını bir şekilde devam ettirirsin. İnsan açlıktan ölmez.
— Ama okumazsan açlıktan ölürsün.


Okumak nedir?

Okumak sadece bir yazıyı okumak değildir. O bir başlangıçtır diyebiliriz. İnsana kur'anda öğütlenen okumasıdır. Kainatı okumasıdır. Ona bakarak, duyarak, hissederek okumasıdır.
İnsan etrafında olan biteni nasıl anlayacak?
Bütün duyuları ile etrafında olan biteni okuması gerekir. Okuyup analiz etmesi yorumlaması, kendine yararlı hale getirmesi gerekir. Ya kendisi? Kendisini okuyamaz mı insan?

Bakınız geçen HaberTürk kanalında Veyis Ateş'in konuğu Cüdane Cündioğlu'nun bir konuşmasını dinledim. Yayını aşağıya ekliyorum mutlaka izleyin. Yorumları okumayı ihmal etmeyin.
Konuşmasının sonuna doğru batının İslam toplumunu kendi içine çekilerek yönetmeye çalıştığını söyledi. Bu düşüncenin farklı yansımaları toplumun çeşitli katmanlarına sirayet etmektedir.
Adaletin olmadığı zamanlarda halk kendi adaletini tesis etmeye çalışır. (Adalet var görüntüsü vermeye çalışmak)
Bunun adı ise mafyalaşmaktır.
Bir olacağız,
İri olacağız,
Diri olacağız,
Hep birlikte kardeş olacağız.
İşte bu düşünce batının istediği düşüncedir fakat uygulamada müslüman yaparsa bunu, istenen sonucu verecektir. Gavur yaparsa da müslümanlar kendi kabuğunda tabir edilen şekli ile kalacaktır.
Kendini batı tarzında geliştiremeyecektir.
Oysa ki Müslümanların kendini batı tarzında geliştirmek gibi bir amacı olamaz. Onlar gavurların işidir. Götü açıkta olan gavurlardır. Ne yazık ki Türkiye'nin batılılaşmasında öncü olan yine onlardır.
Batılılaşma-teknik kötü birşey değildir fakat medeniyet getirmeyecektir.
İslam tasavvurunda medeniyetin tanımı bu şekilde yapılamaz. İslam tasavvurunda medeniyetin başlangıcı Hz. Muhammed'i (Sav) kendine önder edinmektir. Her adı anıldığında onun önderliğini ikrâr etmektir. Dil ile ikrâr etmektir.

Geçtiğimiz günlerde Lütfi Bergen isimli yazarın Şehir Sünnettir isimli kitabını bitirdim. Kitap sürekli tekrar eden yazıları içerse de bir mantık çerçevesinde olayları açıklayabilmektedir. Tam olmasa da açıklamaktadır. Onun hakkında da bir yazı yazmayı düşünüyorum.

Benim yaptığım işe bakarsanız herkesin yaptığı türden bir iş olmadığını anlayabilirsiniz. Sanırım bu okumayla, hayatı okumayla oldu.

Dün bir tanıdığımla karşılaştım. Normalde benim bu işleri yaptığımı kimse bilmez. Sır tutar paylaştım.
— Bu siteyi biliyor musun?
— Evet görmüştüm.
— İşte bu siteleri ben yazıyorum dedim.
— Sen küçükken manyaktın hala manyaksın dedi bana. Güldüm.

Bir yazının konusu ana tema üzerinde olmalıdır. Bu yazının konusu ise okumaktır. Bu çerçevede farklı konulara değindik. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Son yorumlar

Copyright ©201∞ Tum haklari saklidir. Blog SAYISAL MEHMET tarafindan dizayn edilmistir. Tamamı orijinaldir. Kasitli olarak bilgileri alan kisi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karsilasirsaniz itibar etmeyiniz. Yayinlarimizi baglanti linki ile paylasip kullanabilirsiniz. Y.N.