Pazartesi, Mayıs 13, 2019

Açıköğretim ve Bilumum Sınav Sistemini Nasıl Hack ettim?

8 RAMAZAN 1440
13/05/2019
Ramazan ayının 8'indeyiz yıl 1440 Muhammedî takvim ile.
Mayıs ayının 13'ündeyiz yıl 2019 Hristiyan takvimi ile.
İktisadî olaylar ve neden oldukları her zaman ilgimi çekmiştir. Nasıl olduysa bir şekilde kendimi açıköğretim (Anadolu) Üniversitesine başvururken buldum.
Tercih falan yapacam. Bir tane liseye gittim.
Oradaki rehber öğretmen ne yazalım dedi.
Açıköğretim yaz dedim. Hangi bölüm yazalım dedi.
Ne gelir dedim.
İşletme, iktisat ve diğer bölümler dedi.
En iyisi hangisi bunların dedim.
İktisat iyidir dedi.
Tamam yaz ondan yaz dedim ve iktisat ilmi ile ilişkim o andan itibaren başladı.
4 yıl boyunca zaman buldukça Üniversitede öğretim görevlileri tarafından verilen derslere katıldım. Epeyce şeyler öğrendim. Kitaplarını okudum inceledim. Sonuç olarak bölümünü bitirdim.

ÖSYM'nin yaptığı sınavlar ve diğer kurumların yaptığı sınavlarda yeni bir uygulama başladı.
Sınav yeri kağıdı.
Hatırladığım kadarı ile önceden sınav yeri PTT aracılığı ile bildirilir, bir gün önceden sınava girilecek yer ezberlenir. Sadece kimlik ile sınava gidilirdi.
Öğrencinin gireceği sınav sayısı ve bilgileri artması nedeni ile sınav giriş belgesi diye bir şey icat ettiler.

Sınavın kuralları belli. "Dışarı soruları ve soru cevaplarını çıkaramazsın'' yazıyor kitapçıkta.
Kim demiş çıkaramazsın diye!
Sistemin kendisi ithal olması nedeni ile sistemin nasıl çalıştığını görevlileri hayatlarının sonuna kadar anlayamazlar. Talimatları okurlar fakat uygulama gayet sıkıntılıdır. Sınava ilk giren öğretmenlerden bunları gözlemleyebilirsiniz. Sınavları deneyimli hocaların gözetiminde sonlandırırlar. Yani sistemi bilmezler.
***
Akıllara zarar bir YDS sınavı vardır ki; öğrencinin yapabileceği üçkağıtlara çözüm bulma üzerine kuruludur. Oysa ki dil sınavının yapılışının kendisi arızalıdır.
Kurumların yaptığı mülakatların hiçbirine güven yoktur. Ayrıca hiçbiri liyakate dayalı değildir. Bunu nereden biliyorum. Hiç mülakata girdim mi? Hayır girmem de.
Girenler anlatıyor.
Bakınız Hali hazırda dil sınavlarının hiçbiri öğrencinin gerçek dil bilgisini ölçebilecek düzeyde değil.
Çünkü dil okuyarak veya yazarak değil konuşularak, dinlenerek öğrenilir yani kulakla öğrenilir.
Sınav sistemi ise okuma ve yazma üzerine kurulu.
Sistem baştan yanlış.
Öğrenci dili konuşarak ve dinleyerek öğrenmesi gerekir. Girdiği dili tam biliyorsa...
Dil sınavından yüksek not alıp konuşamayanların haddi hesabı yok. Anlıyorum ama konuşamıyorum grubunu bunlar oluşturur. Ne boka yaradı YDS sınavından 90 alman?

Yine aynı hatanın devamı olarak YDS sınavında yaşadığım bir rezaleti anlatacağım.
Resmen öğrencilerin sinir sistemleri ile oynadılar. Ceza o yok.
Dil sınavına girdik böyle konsantre çamaşır suyu gibi olmuşum. Kitapçıklar dağıtıldı.
Bir baktık içeri bir adam girdi cellat gibi bağırdı.
— Noluyor lan! dedik. Millet korkudan altına işedi.
Neymiş efenim kitapçığın kapağındaki yazıyı el ile yazmalıymışım. Anlaşıldı ki artık ÖSYM pozisyon değiştirecek. İş nasılsa oluyor.
O an düşündüklerimi anlatamam hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti.
O an anladım ki bunlar sınavları artık yazılı yapacak, test olayını kaldıracaklar. Yazılıları da yapay zeka okuyacak falan. O yaz dedikleri yazıyı istemeyerek, okunmayacak şekilde yazdım. Sonra o yapay zeka işinden vazgeçtiler sanırım iyi olmuş. Ondan sonra lanet sınavına da geri kalanına da girmem bir daha dedim.

Bakınız öyle bir sınav sistemi var ki testin ardından öğrencinin dil bilgisi mülakat ile kesinleştirilemiyor.
İş YDS sınavında bitirilmeye çalışılıyor. Yapay zeka bilmem ne çıktı ya birde milleti o pozisyonda sınav yapmaya çalışıyorlar. Çünkü mülakatlara güven yok. Hiç kimsenin güveni yok.
Mülakata girenin elinde ismin yoksa geçmiş olsun. Mülakatta geçeceklerin isimleri zaten belli. İsmin yoksa orada neden giriyorsun da kendini yoruyorsun.

Eğitim sistemi, sınav sistemi tamamı dışardan ithal olması nedeni ile bu ülkede bu eğitim sisteminden kesinlikle verim alınamaz. Sonuç ortada.
Yok efendim Fillandiya modeline geçelim bilmem ne! Olmaz kardeşim olmaz. Sen milletin istediği eğitim sistemini vereceksin. Arap dili istiyorsa onu vereceksin, Türkçe istiyorsa onu vereceksin. Hangi pozisyonda daha iyi verim alıyorsa o pozisyonda vereceksin.
Yazılı, sözlü, okuyarak, hangisinden daha iyi verim alabiliyorsan onu kullanacaksın. Sözlü başarı sağlanan bir sınav için yazılı, test sınavı yapmak resmen sistem bilmemektir.
Avrupa'da böyle yapılıyor efenim. Madem öyle sonuç ortada. Cezasını kim çekecek? İdarecinin sorumluluğu yok! Adam sistem bilmiyor.

Hangi İngiliz iletişimini yazarak yapıyor? İnternet ve bilgisayar teknolojisinin haricinde?

Öğrencinin yapabileceği üçkağıtları da yazayım. O dil sınavı dedikleri zıkkımdan hiç soru çözmeden 50 aldım. Hiçbir yararını görmedim. Çünkü ben sınavın sistemini biliyorum. Onu çözmüşüm.
Sen istediğin kadar beni engellemeye çalış, sınav zamanını azalt, ne istersen onu yap, ben yine yapacağımı yaparım.
***
Öğrenci Sınava girer ve sınav yeri kağıdını ve kimliğini alarak çıkar, bir başka sınava girecekse o kağıda bakarak ikinci sınava gireceği yere gider.

Bu kağıttan iki tane birden yazdırmasına gerek kalmaz. Benim yaptığım bu işlem sayesinde artık öğrenciler girdikleri her oturum başına bir sınav kağıdı yazdırmak zorunda kaldı.
Bakınız öğrencilere nasıl bir fayda sağladığımı anlatacağım.

Açıköğretimin ilginç bir sınav ve soru sistemi var.
Bazı verdiğim sınavları bu sistemi çözmem sayesinde hiçbir şey bilmeden geçtim desem yalan olmaz. Elbette ki onları hiçbir zaman yazmayacağım.
Sınav yapılıyor ve soru ve cevapları Anadolu Üniversitesinin internet sitesinde yayınlanıyor.
Burdan sonrasına dikkat kesilin!
Cevaplarda çift cevap sistemi var.
Yani cevaplar önce Anadolu üniversitesindeki şıklara göre değerlendiriliyor, ardından 1-2 gün sonra o cevaplar doğru şıklar ile değiştirilip notlar yeniden veriliyor. Gerçekten çok tuhaf enteresan sistemi var.
Diyelim ki bir sonraki senenin sınavında çıkan soruların tamamı önceki senenin soruları ile aynı çıktı.
Eğer öğrenci Anadolu Üniversitesinin internet sitesindeki cevaplara bakarak sorulara çalışmış ise 50-60 alıyor.
Fakat işin bir de diğer tarafı var. Dersanelerin çıkardığı geçmiş yılların sorularının yayınlandığı kitaplar var. Dersanelerin çıkmış yıl sorularınının tamamının cevapları kontrol edilmiş.
Yani yukarıdaki anlatım ile 100 almış oluyor.
Bir yıl bu bilgiyi bilmediğim için Açıköğretim sisteminin bu kazığını yedik fakat bende onlara sağlam bir vole vurdum tabi bırakır mıyım?

Sınav sorularına verilen cevapları akılda tutmak mümkün olmuyordu. Bir çözüm düşündüm ve anında buldum.
Soruları yaptım. Sınav giriş kağıdımı cevap anahtarının tam altına gelecek şekilde koydum ve üstünü bastırdım. Cevap anahtarından cevapların üzerinden kurşun kalemle bastırarak yeniden işaretleme yaptım. Cevaplar sınav giriş kağıdına geçti.
Sınav giriş kağıdımı aldım cebime koydum. Evet soruların cevaplarının dışarı çıkarılması yasak!
Bir yasağı böylece delmiş olduk. Teknik anlamda sınav sisteminin hack edilmesi deniliyor.
Ben bu çalışmayı son sınıfa kadar yaptım.
Bu çalışmayı yapmanın yararı sınavdan sonra kaç net yaptığımı anında çıkarabiliyordum. Bir sonraki sınav için hazırlanmamda faydalı oluyordu.
Bu Üniversitelere giden öğrencilerin IQ seviyesi ortalamanın çok altında olması nedeni ile böyle bir performans beklemezler ve tedbir almazlar.

Tedbir almak
Bir sınavın sınav olduğunu anlayabilmek için sınavı yapanın sınava tabî tutulandan daha zeki olması gerekir. Çözüm odaklı sorun çözmesi gerekir.
Bunun yanında birde olasılık odaklı sorun çözme işi vardır ki; bu yöntem hukukçu işidir.
Benim yaptığım şekli ile sorun tespit edilir ve olasılık ortadan kaldırılır. Sorun teşkil etmeyen meseleler için olasılığın ortadan kaldırılması uygulanırsa o iş eziyet olacaktır.

Sorun çözme odaklı bakış açısın hangi mesleklerin işidir onu tam olarak bilmiyorum ki: onu araştıracağım.
Hukuk yapma işi sorun oluşturan olasılıkların ortadan kaldırılması üzerine kurulu bir bilimdir ki gerçekte sorun çözme yönteminde yetersiz kalmaktadır. Bu konuda araştırma yaparak daha sonra bir yazı yazacağım.

Öğrenci zekası sayesinde engellemeler karşısında her türlü engeli aşmak için türlü yollar bulabilecektir ki: Esas kabul edilen test değil de mülakat ile yerleştirme olmalıdır. Mülakatın ise ne seviyede olduğunu biliyoruz.

Öte yandan öğrencinin bir şekilde kendisine yapılan engellemeler çerçevesinde alınacak tedbirlerin insan haklarına aykırı olmaması gerekir. Öğrenci soruların cevaplarını dışarı çıkarmasın diye sınava giriş belgesini elinden almak, olasılıkları ortada kaldırmaya yönelik bir tedbirdir.
Sorun çözmeye yönelik bir tedbir değildir.

Sorun çözmeye yönelik tedbir nasıl olmalıdır?
Benim yaptığım şekli ile sınava giriş belgesine kopya çekerek sınav cevaplarını dışarı çıkardım. Yakalanmadıktan sonra sıkıntı yok, yakalayamaz isen suçta yoktur.
Cevap kağıdını özel bir kağıttan yaparsın, öğrenci altına cevap kağıdını koyduğunda kopyasını alta geçirmeyecek özellikte bir kağıt olabilir, Mukavva olabilir, oluklu mukavva olabilir.
İşte o zaman öğrenci cevaplarını sınav giriş belgesine geçiremez. Gözetmenler sınavzedelerin etrafında geziyor ve cevapları da kağıtlarına yazmalarına müsaade etmiyorlar.
Alınacak tedbir ile sorun ortadan kaldırılmış oldu. Çözüm öğrenciye bir başka sorun getiriyorsa o çözüm değil eziyet olacaktır.
***
Son sınıf ve son sınav, ben yine aynı sistem cevapları dışarı çıkarma işlemini başarı ile gerçekleştirdim.
Son girdiğim oturum 5 ders. 3-4 ay boyunca sıkı çalıştım ve kitapların tamamını bitirdim. 70'den aşağı alacağım not yok ki o kadar iddialıyım.
Sınavı bitirdim. Cevapları kodladım. Yine sınav giriş kağıdımı cevap anahtarının altına koydum ve cevapları çektim. Sınav bitmiş okul bitmişti. Mutluydum. Artık hayatıma bundan sonra sınav falan sokma niyetinde değildim.
Bir yaştan sonra artık insan sınav falan sıkılıyor. Sınavın sonunda krallık verseler girmem havasında oluyor insan.
Yeter artık dedim. Rahat bir nefes aldım ve sınavdan çıktım.
Eve geldim. Cevapları Excele çektim. Günü geldiğinde sınav soruları ve cevapları yayınlandı. Yine her zaman ki süreç gibi ilk verilen soruların cevapları yanlıştı. Son sınavım olduğu için bütün sırrımı ifşâ ettim. Bundan sonra ne olacaksa hiç umrumda değil dedim.
Anadolu Üniversitesinin itirazlarının bilmem nesinin gönderildiği bir mail adresi vardı. Oraya yazdım. Siz siteye neden yanlış cevapları veriyorsunuz.
Şu soruların doğru cevabı şu olması gerekir siz yanlış yazıyorsunuz ve öğrencileri yanıltıyorsunuz diye verdim yazıyı.
Neyse dedim.
Günü geldi sınav sonuçları açıklandı ki sonuçlar ile birlikte beynimde şimşek çaktı.
5 dersten 2 tane not hiç beklediğim gibi gelmedi. benim hesabına göre 65-70 almam lazım.
Not bir geldi.15-20 Sakin baktım sonuçlara falan. 65-70 almam gerekiyor.
Benim cevaplara baktım ki ne göreyim bakmaz olaydım.
2 tane dersin cevaplarını birbirine yazmışım. Cevaplar doğru fakat yanlış dersin altına kodlama yapmışım. O anın şaşkınlığını anlatamam.
Yine ben ortalığı ayağa kaldırdım.
1 dersten kalsam iyi tek ders sınavına girer yine veririm.
Hadi yanlış kodladın bari FF olmasa ortalamadan yine geçiyorum. İkisi birden FF düşmüş.

O zaman Anadolu Üniversitesinin Rektörü vardı. Diplomaları falan İmzalayan Prof. Dr. Davut Aydın.
Onun mail adresini buldum bir mail yazdım.
— "Hocam elinizi ayağınızı öpem, ben kodlamayı yanlış yapmışım. Benim cevapları derslerin yerini değiştirsek ben geçecem bir yılım ölmeyecek. Bu babalığı bana yapın diye bir mail yazdım."
Adam mailden o kadar etkilenmiş ki cevap yazdı:

El-cevap:"Biz sınavlarda sizin bilginizi ölçmemizin yanında doğru cevapları doğru derslerin altına kodlayacak dikkatinizi de ölçeriz. Sen bunu doğru yapmamışsan sınavı geçmen mümkün değil".
O mail hala durur.
Sonuç olarak bana önemli bir ders olmuştu. O zamandan itibaren her ne yapıyorsam yazdığım bilginin yerinde ve 1-1 olup olmadığına çok dikkat ederim.
* Bu sitenin ve sistemin üretilmesinde bu öğütün çok büyük yeri vardır.

Biz o sene tertemiz sınıfta kaldık ve diplomayı alamadık. Ertesi sene kitabı bir iki elden geçirdim. Sınava girdim ve verdim. Sonra gittim diplomamı aldım. Diplomanın hiç hayrını görmedim. Görmekte istemedim. Öğrendiklerim, aldığım dersler bana yetti.
Lise diplomam hala elimde durur. Onu da yine sistemi hack ederek elimde tutmuştum.
O zamandan sonra yapılan sınavlarda, sınavlardan sonra sınava giriş belgeleri toplanmaya başlandı.
Olayın gerçek bir kahramanı olarak sonraki girdiğim sınavda gülerek sordum.
Neden topluyorsunuz, önceden böyle birşey yoktu. Ben başka sınava da gireceğim dedim. Oysa ki girmeyeceğim yokluyorum.
— Prosedür böyle cevabını aldım.
Bir öğrenci eski sistemde tek sınava giriş belgesi ile bütün sınavlarına girebiliyordu. Büyük kolaylıktı.
Bu olay ile birlikte kaç sınava girecekse o kadar sınava giriş belgesi yazdırması gerekir.
Bu da benim öğrenci milletine hediyem oldu.
Öğrencilik zor zanaat. Allah kimsenin başına vermesin. Okuyayım diye kendinizi paralamayın. İnceldiği yerden kopsun anasını satayım. Aklınızı kullanın.(öğün) Hayat okulun dışında da kazanılır.
Okumazsam hayatımın geri kalanında rezil olurum diye kendinize dert etmeyin, size söylenenlere aldırmayın. Hayatınızı istediğiniz gibi yaşayın.

Artık her sınava girdiğinizde bu yazıyı hatırlarsınız.

Kalın sağlıcakla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Son yorumlar

Copyright ©201∞ Tum haklari saklidir. Blog SAYISAL MEHMET tarafindan dizayn edilmistir. Tamamı orijinaldir. Kasitli olarak bilgileri alan kisi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karsilasirsaniz itibar etmeyiniz. Yayinlarimizi baglanti linki ile paylasip kullanabilirsiniz. Y.N.