Salı, Şubat 19, 2019

Burası Asker Ocağı Baba Oğluna Acımaz

Burası Asker Ocağı Baba Oğluna Acımaz
baba-oğul askerlik 

13/02/2019

Burada baba oğluna acımaz

Birşeyin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra ondan hesap sorulmaz. Bazı durumlarda 10 yıl ve diğer yıllar. Erkekler askerlik süreleri boyunca çok enteresan olaylar yaşamış, bir daha hayatında şahit olamayacağı olaylara şahit olmuşlardır.

Daha yirmisinde türlü enteresan insanlarla karşılaşılır. Bu insanlar acaba Türkiye'nin neresinde yetişiyor diye merak edersin. Herkese karşı bir tutumun duruşun olmak zorundadır.
30-75 gün civarında acemilik eğitimleri vardır. Devamında dağıtım ve askerliğin kalanı yapılır.

Acemilik, dağıtım olduğum kışlada yaşadığımı enteresan olayları üzeri kapalı yazacağım. Her ne kadar bölük komutanımın burada olan burada kalsın. Burada gördüklerinden hiçbiryerde bahsetmeyeceksin diye tembihlese de tembihlediği kadar sözümde durmaya çalışacağım.
Aslında işin insanî ve ahlakî boyutunun ne seviyede olduğunu anlatmaya çalışacağım.
Bu yazımda ise dağıtımda yaşadığım bir kaç kez mahkemelik olmam gereken fakat her seferinde paçayı bir şekilde yırttığım olaylardan bir tanesini anlatacağım. (Parlak zeka sayesinde)

Bu olayda bir yanda sivil olması nedeni ile ayrıntılı anlatacağım. Askerliğini yapmış olanlardan dinlediğim bütün olaylara istisnasız inanırım çünkü olayları yerinde gördüm.
Şuna biliyorum ki Türkiye'de bolluğun olduğu tek yer askeriyelerdir. Alabildiğine israf vardır. Bir yandan kaynakları etkin kullanalım diye çabalarken bir yandan da nimete değer vermeyen bir israf vardır. Halk kıtlık içinde yaşasa dahi askeriyelerdeki bolluk hiçbir zaman azalmaz.
Asker kalori hesabına göre yemek verilir o ayrı mesele. Boğazına düşkün olanlar kendini subay gazinosuna, yemekhaneye falan atar. Ahçıyım der vs.

Askere türlü çeşitli uygulamalara şahit olunur. Kimisi askerliği boyunca gördüğü ilgi, alakayı annesi babasından görmemiştir. Büyük oranda gerçekten öyledir.
Komutanlar her seferinde bizim amacımız sizi buradan sağ-salim ailenizin yanına göndermektir. Burada gördüğünüz bütün düzen bunun için kuruludur diye anlatılır. Gerçekten de öyledir.
İşte bende tam böyle ballı kaymaklı bir askerlik yaptım. Görev falan vardı fakat öyle kafama göre bir askerlik yaptım.

Kimisinin şansından mıdır? Fiziksel özelliklerinden midir? Öyle bir askerlik yapar ki hayatında bir daha yaşamayacağı işkencelere maruz kalabilir. Onun adı da askerliktir.
Öyle doğru olanı yaptığımda kimseye eyvallahım olmayacak bir askerlik yaptım. Sözümü Tabur komutanı, bölük komutanı, Albay, Yarbay da olsa söyledim. Nasılsa bir şekilde haklı olduğum için paçayı yırttım. Sonuçta ballı bir askerlik yaptım.
Benim askerlik yaptığım yerde yaptıklarımın onda birini yapanı mahkemeye verdiklerine şahit oldum. Adam firar etmişti.
***

Görev yerimde çalışmaya başladım. Mesai saatleri içinde görev yerinde, mesai bitince bölüğe dönüp nöbet ve diğer bölük görevlerini yapıyordum.
Görev yerimde dışarıdan hizmet alınıyordu. Benden önce orada asker vardı. sanırsam yine böyle zamanlardı. Bayram üzeriydi. Sivillerle görev yapan asker izne çıkacak yerine ben yapacaktım.

Sivil hizmet getiren komutana;
— Komutanım bize bir asker ve onunla yapalım bu işi dedi.
Komutan beni çağırdı.
— Sen yapabilir misin? dedi.
— Yaparım komutanım bizim işimiz bu dedim.
— Sabahın altısında kalkıp aç karnına göreve gidip sabah 8'de gelecektim. 1-2 saat sürüyordu.

Yapılan işin parasını ben topluyor, firmaya ödüyordum.
Nasılsa teslim ettiği bir malı yazmadı. Bende farketmedim yazmamışım.
Teslim ettiğimiz yerdeki görevli Erkut;
Bunu bıraktılar senin haberin var mı dedi?
— Yok dedim.
— Tamam ben hallederim.
Sonra bu amele, bana sordu naptın dedi. Bende dürüst davrandım yazmamış boşver araya kaynatalım dedim.
— Olmaz dedi. Ben komutana gider söylerim dedi.
— Olum sus manyak mısın?
— Sesini çıkarma paranın yarısını sana verecem dedim. Tamam o zaman dedi. Vermedim tabi. Vermedim diye gitti komutana şikayet etti.
— Ürünün parasını size vermeyecek haberiniz var mı? diye.
Sen tut beni komutana şikayet et.
— Sesini çıkarmazsan yarısını sana veririm dedi demiş. Yakaladım bunu ağzına sıçtım.
Bende para vermeyince şikayet etti versem etmeyecekti dedim. Bir de ordan fırça yedi.
Neyse işte komutan beni çağırdı.

Böyle böyle olmuş dedi.
İşte bütün film burada koptu.

— Evet oldu dedim.
— Nasıl oldu dedi.
— Komutanım burası askeriye! Burada baba oğluna acımaz, anasının elden geçirdim, oğlunu nasıl elden geçiririm hesabını yapar, hiç kusura bakmasın dedim.
— Yazmamış, mal satıldı ben parasını aldım, geçmiş olsun.

— Komutanım bize bir asker ver onla çıkalım. Ben sabahın altısında dağıtıma sivilin isteği ile çıkacağım. Neyle emirle, öyle emir mi olur komutanım, benim ne mecburiyetim var gider bölüğe yatarım.
— Adam parasını kazanacak biz bakacaz öyle iş olur mu dedim.
— E oğlum öbür askerlerde yapıyor bu işi onlar neden böyle birşey yapmıyor?
— Nasıl yapmıyor, onlarda yapıyor komutanım, onlar yakalanmıyor biz yakalandık, onlar haberli yolunu buluyor, yakalanmasaydık iyiydi.
— O Ozan şeytanın teki çıkarı olmadan hiçbir iş yapmaz. Siz zannediyor musunuz Ozan bu işten çıkarı olmadan bir iş yapacak. Dağıtım yaptığı yerle anlaşır yine yolunu bulur o...
— Burada işler böyle yürüyor bizim iş ufak iş maksat düzen bozulmasın diye sesimi çıkarmadım.
— Sıkıntı yok komutanım, benden şikayetçi olsun, bu beni dolandırdı desin dedim.
— Komutan buna bakar, seni bu mu dolandırdı?
— Sen bir daha buraya birşey getirme der bunu kovar dedim.

Ben bunu bir anlatıyorum ama 4-5 tane komutan gülmekten kırıldı çatladı.
— Tek kuruş veremem benden şikayetçi olsun dedim.
Beni her gördüğünde;
— Askerliğinde amına koydunuz derdi.
— Yapabilecek birşey yok komutanım derdim.
Severdi beni.

Oradaki komutanlardan bir tanesi bizi de mi dolandırdı acaba dedi mırıldanarak.
— Yok komutanım size birşey yapmam siz bizdensiniz.
— Şimdi ben sana birşey yapacam siktir çık dışarı! dedi.


Buradan bana hayatımın en önemli dersi çıktı.
İnsana iyilik merhamet yaramaz, önce kendi çıkarını savunacaksın, kendini korumaya alacaksın.

Bu olaydan sonra komutan aslında bizim burada senin gibi bir sivil memura ihtiyacımız var dedi.
— Sağolun komutanım ben burada durmam gideceğim dedim.

Neyse işte o olay kapandı.

Bizim taburda Ufuk Başçavuş vardı. İkide bir bana at hırsızı derdi. Neyse işte bu birgün servislerin gönderilmesi görevinde dönüşte yanıma uğramış, bende o sırada görev yerinde fanila ile çalışıyorum.
Sen tut bölük komutanına beni şikayet et. Beni oradan görevden aldılar. Bölükte nöbet mangasına düştük.
Nöbette iyidir.
Onu da başka yazılarımda anlatacağım.

Kadınlar devletten askerlik haklarını istesinler! Hakkınızı devletten alın! Askerlik bir haktır. Onu devletten alırsın.

Askerlikten korkanlar, korkmasınlar, gidin askerliğinizi yapın. Artık ne çıkarsa şansınıza...

2 yorum:

  1. Bu tür siteleri seviyorum. Yararlı içerikler paylaşıyorsunuz.
    Başarılarınızın devamını dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde sizi severek takip ediyoruz.
      Beğenmenize sevindim teşekkürler.

      Sil

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Son yorumlar

Copyright ©201∞ Tum haklari saklidir. Blog SAYISAL MEHMET tarafindan dizayn edilmistir. Tamamı orijinaldir. Kasitli olarak bilgileri alan kisi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karsilasirsaniz itibar etmeyiniz. Yayinlarimizi baglanti linki ile paylasip kullanabilirsiniz. Y.N.