Pinterest'e Kaydet

Pinterest'te Biz

Translate

Abone Olayım (Onay Gerekir)

Site İçi ve Etiket Arama

15 Temmuz 2018 Pazar

Gelişen Teknolojinin Kime Yararı Vardır?

13/10/2016
Bu yazımızda teknolojiyi farklı bir bakış açısından değerlendireceğiz.

Gelişen teknolojinin kime yararı vardır?

Gelişen teknolojilerin takipçisi ve uygulayıcısı geniş halk kitleleridir. İnsanlar bu teknolojileri işlerini kolaylaştırması açısından kullanmak isterler.
Bu işin görünen faydalarıdır. Birde görünmeyen zararları vardır.
Kısa vade ve uzun vadede değerlendirildiğinde bu teknolojilerin kullanılması insanlara bazı külfetler getirmekte zaten toplumdan kaynaklanan baskılara daha başka baskılar eklenmektedir.

Önceden herhangi bir yerdeki konuşmanızdan dolayı başınıza bir iş gelmezken internet ortamında yazdığınız yazıdan dolayı başınıza ne geleceğini bilemez duruma gelebilirsiniz.

İnsan evrim aşamalarını bir kaç senede gerçekleştirecek kadar gelişmiş elektronik bir canlı değildir. Kendisine sunulan bir yeniliğe alışması, kendini hazırlaması bilmem nesi, bir sürü zaman almaktadır.
Öncelikle kullanılan bu tür alet edevatların teknik meselelerini bilmediğimiz için bize ne verilirse onu alır, ne paha biçerlerse onu öderiz. Sistem ne kadar güzel değil mi?

Oysa ki bu teknolojileri üreten devletlerin kendi lehlerine olacak şekilde kullanma yetkileri vardır. Üreticisinin elde ettiği verileri istediği gibi kullanmasına kim karışabilir?
Otorite erişimi engeller ötesine geçemez.


Peki bu işlerin çözümü nedir?

İnsanların işlerini kolaylaştırmak için kullandıkları bu araçlar için bunları kullanmayın almayın demek abes olacaktır.
Fakat bu araçları kullanarak iş yapanların durumlarını şimdi daha iyi görüyoruz.
Telefonla Whatsapp'tan darbe yapmaya çalışanların komedisini izledik.
İşte teknoloji denilen meret böyle bir şeydir. Onu kullanacak yetenekte yetişmiş, cesur, liyakatli askerleriniz yok ise o iş başarıya ulaşmaz. ABD'nin girdiği bir çok savaşı kaybetmesini buna bağlayabilirsiniz. Sonra işi vekalet savaşlarına vurmuştur.
Dedik ya insanın her eylemi bir evrim sonucunda gerçekleşir. Daha alışkanlığın evrimini tamamlayamayan insanın o alışkanlığın melekesini kullanması mümkün olmaz.

Bu gibi teknolojik aletlerin hepsi araçtır. Amaca ulaşmada az bir payı vardır. Fakat tamamı değildir. Tamamı olarak görürseniz o işin elinizde kalması an meselesidir.

Bu gibi alet edevat ile iş yapacağınız zaman bunlardan bir tane mutlaka yedek olarak yanınızda bulundurmanız gerekir. Aksadığında veya bozulduğunda anında diğerini devreye sokabilmek için.
Teknolojiyi kullanacaksanız böyle ayrıntıları bilmek araştırmak okumak zorundasınız. Uzun vadede yararından çok zararını görürsünüz.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi insanların bu teknolojileri kullanmasından kaynaklanan faydalarından fazla kendilerine külfetler getirmektedir.
Bu külfetlere devlet tarafından yüklenen sorumluluklar olarak gösterebiliriz.
Bu teknolojilerin kullanılması ile birlikte devlet kendi görevi olan yapması gereken konuları halkın üzerine yıkabilmektedir. Aslında teknolojinin kuruluş kullanılış mantığında da bu vardır.

Teknolojinin yerleştirilmesindeki amaç devletlerin halkın üzerinde kontrolünü artırmak için kullanılan araçlar olarak dizayn edilmektedir.
Zaza dayının teknoloji konusundaki alerjilerine birer örnek verebiliriz.
➖Ben telefon sevmiym.
➖Ben banka sevmiym.
Özellikle Türkiye'de bu gibi kurumların devlet destekleri ile nasıl palazlandığını görebilirsiniz. Bu kurumlar hakkında ekonomik durumu iyi değil falan gibi haberleri duyarsınız yalandır.

Bu yazımızdan çıkarabileceğimiz sonuç hayatınızdan kontrolünü elinizde bulunduramadığınız teknolojik alet edevatı hayatınızdan hemen çıkarmaktır. Bu aletlerin kontrolleri bizim elimizde değildir.


Hayat taşıyan teknolojik-elektronik aletlere

Avrupanın dayatması ile Türkiye'nin her yerini alakalı alakasız asfalt kapladı. Sonra bu yollara Avrupanın ürettiği arabalar doluştu. Bu arabaların üretimde uzmanlaşan ülkeler yeni teknolojiler ürettiler. Peki firmaların ürettiği tüketicilerin tükettiği bu arabalarda kullanılan teknolojinin yararı kimedir?

Alman fırması Bosch'un ürettiği bir enjeksiyon sistemi ile benzin ile su aynı anda kullanılarak %13 yakıt tasarrufu sağlanıyormuş bilmem me?

Bu teknolojinin parasını kim ödeyecek?
➖Tüketici.
Bu teknolojinin faydasını kim sağlayacak?
➖Devletler.

Parasını tüketicilerin karşıladığı faydasını devletlerin sağladığı bir oluşum ile karşı karşıyayız.
Bu gelişime elbette karşı değiliz.
Kaynakların etkin kullanılması açısından çok önemlidir.
Fakat burada sorulması gereken soru bu külfetin masrafını neden tüketici ödüyor?
Bu külfeti ödemesinden geçtik bir de tükettiği ürün kadar vergi yükleri bulunmaktadır.

İşte teknoloji başımıza böyle bize ne verseler tamam diyeceğimiz şeyler icat eder.
Öncelikle bu gibi araçların kullandırılmasındaki amaç sizin cebinizdeki parayı ele geçirmektir.
Bu sistem modern bir emek hırsızlığıdır.

Hayat taşıyan teknolojik aletlerden bahsettik.
2010 yılından itibaren daha gerisi yoksa bu aletlerde elektronik elemanlar kullanılmaya başlandı.
Bu ise bu araçları kullananlar için büyük tehlikedir. Sizin aracınıza yapılacak herhangi içerden veya dışardan bir müdahale olması durumunda hayatınız tehlikeye girebilir. Böyle bir şeye gerek olmamasına rağmen neden maceraya giresiniz ki?

Üretim merkezi Almanya'da olan otomobillerinin tamamı bu tehlikeyi barındırmaktadır. Elektronik alet edevat o kadar güvenilmesi gereken bir şey değildir.

Burada bu aletler ile yapılacak işler komplosuna hiç girmeyeceğiz.
Araçların en güvenlisi elektronik techizat bulundurmayan tamamen mekanik aletler olmalıdır.
Bu gibi aletlere talep olmaması durumunda yine mekanik araç üretim şekline döneceklerdir.
Bu üreticilerin en önemli sıkıntısı bu araçlara tam güveni sağlamaktır.
Burada başarılı olurlar olamazlar bu farklı bir konudur.

Gelişen teknoloji konusunda aklınızda oluşan soru işaretlerini aydınlatmaya çalıştık. Bu işlerin bir de bilişim ayağı vardır. Bu işlerin aslında temeli aynıdır izlediklerimiz hep bu düşüncenin türevleridir.


İşlerden elde edilen faydalar kimin hanesine yazılır?

Cihazlar ile işler yaparız bu cihazlar iş yapış şekillerimizi değiştirdi. İnsanları değiştirdi.
Bu değişime direnmek mümkün değildir. Çünkü rakipler gerekli donanımları çoktan edinmiş ve düzenini oturtmuştur bile...
Önemli olan konu ise acil eylem planının olup olmamasıdır.
Bu cihazları kullananlar herhangi bir arıza veya yokluk durumunda nasıl hareket edeceklerinin planını çıkarmalıdır. Yoksa yaptıkları iş kilitlenip kalacaktır.
Zamanımızda elektriğin kullanılması bu konuya örnek verilebilir. Şu an elektrik kullanımı devletin garantisi altındadır. Devlet elektriği bir şekilde üretip bedeli karşılığında sunmaktadır.
Elektriğin olmadığın veya yokluğunu düşünebiliyor musunuz?
İşlerin nasıl kilitleneceğini.
Elektrik gittiğinde onun yokluğunu tamamlayabilecek araçlara sahip miyiz?
Kullandığımız türlü cihazların yokluğunda veya katlığında o cihazların yaptıkları işi yapabileceğimiz alternatif bir çözüm var mı?

Bu sorular çağımızın teknolojisinin önemli sorunlarıdır.

Nihayetinde herşeyin yerli yerinde ve sağlam olduğunu kabul ederek bir konuya değinerek yazımızı bitirelim.
Bu yazıyı Twitter'de gördüğüm bir mac bilgisayar reklamı üzerine yazdım.
Bu cihazları alabilmek için yüklü paralar veriyor ve ürettiğimiz katma değer bu teknolojileri üreten ülkelerin cebine gidiyor. Eğer bu böyle olmasa bu teknolojileri hiçbir zaman kullanamayacağınızı aklınızdan çıkarmamız gerekir.

Şu gün refah diye bahsedilen şey bir zaman sonra elimizden gidebilir.

Teknoloji ihraç eden ülkeler ihraç ettiği teknolojilerin kendi lehine kullanıldığını gördüğünde bu teknolojileri size kullandırmayacaktır.
Aynı olaylar silah savunma sanayisinde de geçerlidir. Daha yüksek teknolojiyi üretmeden en yüksek teknolojiyi hiçbir zaman fiyatı ne olursa olsun vermeyecektir.

Savaş ekonomisinin planı bellidir. Barış ekonomisinin kurulması için dünyanın hiçbir yerinde bir çabanın olmadığını görmek çok üzücü...

***
 
80'ler dizisinde bir kahve sahnesinde yaşlıca bir adam konuştu.
"Bu medeniyet denilen şey hayatı modernleştirdikçe, kolaylaştırarak kazandırdığını geri almak üzerine kurulu bir düzendir. Verdiğinden daha fazlasını alıp götürecektir"
7'den 70'e bize birşey katmayan teknolojik cihazların içinde hayatımız heba olup gidiyor. Kattığı şeyleri ise geri almak üzerine kurulu bir düzendir.
İnsanın en değerli sermayesi olan zamanı birşeyler öğrenmek, öğrendiğini katma değere dönüştürmeyecek faaliyetlere harcarsa, harcadığı zaman başkasının sermayesi haline dönüşür.
Yeni yüzyılın sömürge düzeni budur.
Dünya düzeni ile kavgalı olan bir avuç insan bunları anlatıyor, yazıyor, yayınlıyor.
Bizde o topluluktan bir nefer olarak görmezden gelmeden üzerimize düşeni yapmak adına yazacağız.

Dünyada yaşayan iki tür insan vardır der büyük şair İsmet Özel.

  1. Bu hayatın hakkını vererek yaşamak istiyorum. Dünyadan en iyi şekilde istifade etmem gerekir.
  2. Bu hayatın ne olduğunu anlamak, dünyayı tanımak istiyorum.
Dünyadan istifa etmeyi düşünüyorsak, hiçbir şeyi kavramamızın lüzumu yoktur.
Herşeyi oluruna bırakarak yaşayan insanın yaşama modelidir.
Oysa dünyayı tanıma meselesi esastır. Tanımayı tanımamız lazımdır.
Bu dünya dediğimiz şey ne? Dünya dediğimiz şey acaba fizikî bir şey mi yoksa kavramsal bir şey mi? İnsanlar bu dünyada birer fizyolojik varlık olarak mı yer tutuyorlar, yoksa insanların dünyada bulunuşu bir iş yapmak, bir işlevi yerine getirmek gayesine mi matuftur?

Bu ikisi de bir hedeftir.

İnsanı değerli kılan bu hedeflerden zor olanını seçmektir. Hayat için çalışıp emek vermek, semeresini talep etmektir.
Elbette ki medeniyetin getirdiği güzelliklere karşı olacak değiliz. Fakat bu güzelliklerin çıkış noktası bizim topraklarımız, medeniyetimiz olmaz ise bizler ancak bu medeniyetin birer müşterileri oluruz.

İktisat literatürü kalem kimin elindeyse ona göre yazılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
7.) Bloglardaki toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
9.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Buradan bize yazabilirsiniz.

Ad

E-posta *

Mesaj *

sayisaloyunlar[at]gmail.com adresimizden de soru, görüş, istek ve önerilerinizi iletebilirsiniz.

Sayfa yenileme kaldırılmıştır.
Copyright ©2018 Tüm hakları saklıdır. Blog SAYISAL OYUNLAR tarafından dizayn edilmiştir. Tamamı orijinaldir. Kasıtlı olarak bilgileri alan kişi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karşılaşırsanız itibar etmeyiniz. Yayınlarımızı bağlantı linki ile paylaşıp kullanabilirsiniz. Y.N.