On Numara, Şans Topu, Sayısal Loto, Süper Loto tahminleri. Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu. İşini şansa bırakmayanların sitesine hoşgeldiniz.

DUYURU

Sitemizi kullanarak kazanan izleyenlerimiz kupon resimlerini göndermesi durumunda blogumuzda yayınlanacaktır. İlerde çıkacak yayınlardan haberdar olmak isterseniz en altta yer alan bölümden abonelik işlemlerinizi yapabilirsiniz. Sitemizi sürekli ziyaret eden izleyenlerimiz linkleri yer imleri (sık kullanılanlar) bölümüne eklerlerse daha kolay erişim sağlayabilirler.

Blogda Arama-Tarama

Translate

Blog Düştüğünde Mail Gönder (Onay gerekir.)

27 Haziran 2016 Pazartesi

Marka-Kalite İlişkisi

24/08/2016

Bir görüşün insanların yanlış düşünceleri sonucunda ortaya çıktığını görebiliriz.

Delinin biri kuyuya taş atmış:


İnternette markalaşmanın önemi anlaşılmaya başlandığı zamanlarda daha kimse işin ne olduğunu anlamadan isim hakkını gasp etme çalışmaları yapıyordu. Domain isimlerini esas almaları gereken insandan önce düşünerek kapma derdine düşmüşlerdi. Oysa ki bu durumun çok saçma bir iş olduğunu kitaplar yazıyordu. Bilmeyenin bilmeyene bilgi yutturduğu bir zamanda yaşadığımız için bilmeyen kişiye bir bilgiyi istediğiniz fiyattan satmanız mümkündür. Bunun teorik olarak çok saçma olduğunu öğrendiğinde ise yüklü miktarda ödeme yaptığı isim hakkının aslında bir hiç olduğunu anlamasıyla sonuçlanır.

Bu yazımız da marka değeri yani isim hakkı diyelim yukarıdaki anlattığım konuyu ete kemiğe büründürmek için.
Önce bir fikriniz vardır. Bu fikri ticarileştirilebilir bir yapıya büründürürsünüz. Bu ticarileştirmenin ölçüsü nedir? Elbette ticareti yapacağınız ülkede veya satmayı planladığınız ülkenin yasalarıdır.
Bu yasalar size avantajlar verebileceği gibi hareket alanınızı daraltacak görünmez engellerde içerebilir. Bu gibi sorunların tamamını atlatıp bütün işlemleri bitirdikten sonra sizin bu ürüne bir isim bulmanız gerekir. 
Tam bu noktada sizin ürettiğiniz fikre veya ürüne vermek istediğiniz bir isim vardır. Yukarıda anlattığımız gibi bunu kendine fırsat bilen bir kişi o işi yapmadan sadece isim hakkını gasp etmiştir.
O ismin sizde olması durumunda daha başarılı olacağınızı düşünmüşsünüzdür. Fakat sizin olması gereken isim gasp edilmiştir. Bir şekilde bu ismin patentini veya site domain ismini alan kişi sizden önce yapacağınız işin boyutunu öğrenmek ister ki isme bir bedel biçsin.
Tam bir soyguncu mantığıdır. Fakat anlamsızdır. 

Burada üreticinin bilmesi gereken ise kendi bakış açısını geliştirerek aslında kaliteyi oluşturabilmiş ise isim tek başına bir şeye yaramayacaktır veya kaliteyi tek başına oluşturamamış ise allem-i cihan olsa isim veya marka hiçbir anlam taşımayacaktır.

Bu durumu çok kaliteli iken isim yapmış firmaların değer kazandıktan sonra el değiştirdiğinde görebilirsiniz. Borsada belirli bir değere ulaştıktan sonra satılan şirketler ya kendi değerini korur-yükseltir ya da kaliteyi koruyamadıkları için bir anda şirket değerlerini kaybederler.
İşin özü kalite olmasına rağmen işin adını koymak adına markada önemlidir.

Öte yandan biz bu işi yaparken markayı en basit, ürün kalitesini en yüksek tutarak çalışmaya başlamanın daha mantıklı olduğunu düşündük.

Yukarıdaki yazı bir izleyenimizin eleştirisi sonucunda yazılmıştır.
Eleştirisi aynen şudur;
  • Çok büyük bir iş yaptığını iddia ediyorsun. Gerçekten de çok büyük bir iş olduğunu bende görüyorum. Fakat bu kadar basit bir yerde blogger'ın blogspot.com domain'inde yazıyorsun. Çok basit bir tema kullanıyorsun. Yaptığın işin çok büyük bir iş olduğuna beni inandıramazsın.
Markayı sadece isim olarak düşünmeyi yukarıdaki anlatımı basitleştirmek için kullandık. 
Markanın içine;
*Reklam çalışmaları,
*İsim hakkı,
*Anketler,
*Fikir patentleri,
*İlanlar,
*Tabelalar,
daha sayamadığımız bir çok şeyi içine almaktadır. 
Bunların her birinde zorlu mücadeleler vermeniz gerekir markayı bir araya getirerek yani sadece ürün dizaynı ve üretim ile iş bitmiyor.
Bir markayı oluşturamamışsanız sizin yaptığınız işin adı fason üretim olacaktır. Marka değerini oluşturmuş bir başka firmaya fason mal üretirsiniz. O belki onun üzerinde hiç bir değişiklik yapmaz. 
Sadece bu malı kendi kârını koyarak kendi pazar ağında pazarlar. İşte marka oluşturmanın önemi burada kendini gösteriyor. Hatta marka oluşturmak markası oluşmamış bir ürünün fason fiyatından 
%100 den daha fazla bir getiri sağlayan bir değere ulaşabilir. Bu durumu tamamen şartlar belirleyecektir. Jeopolitik konum dedikleri şey budur. Yani sadece uluslararası alanda geçerli değildir. Piyasada strateji üretmek ticaretin çok en önemli bileşenidir.

Bu eleştiri yukarıdaki fikrin kafamda oluşmasına neden oldu. Bu durumun planını işe başlamazdan önce yaptığım için ona verecek bir cevabım vardır ve yazdım.

Kalite olmadan marka, marka olmadan kalite hiç bir işe yaramaz.


Bizim yaptığımız iş açısından ispatlamaya çalıştığımız bir amacımız olduğu için böyle bir yöntem seçtik. En azından şunu bilmenizde yarar vardır. Bu işi yapmak için bir masa ve bir bilgisayardan başka bir masrafımız yoktur. İmkansızlıklar içinde üretim yapmanın hazzını yaşıyoruz. Şu anda blogger'ın sunduğu hizmet bizim için yeterlidir. İstesek markamızı oluşturmak adına bütün adımları atarız. Acele etmenin gereksiz olduğunu düşünüyoruz.

Bir başka eleştiri ise;
  • Madem bu kadar iyi biliyorsun neden paylaşıyorsun demek ki sende beceremiyorsun.  
Biz zaten kazanıyoruz ve insanların da kazanmasını istiyoruz ve bunun gerçek olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bunun dışında bu sistemi merak edenlerin nasıl çalıştığını anlamasına yardımcı oluyoruz.

Kalite ve marka arasındaki bağlantının çok önemli olduğunu Ayn Rand, Kapitalizm bilinmeyen ideal
kitabında şu şekilde izah ediyor. Bu kitap şu anda piyasada yok gibi fakat aramanız durumunda bulabilirsiniz. Yazmak yerine ilgili yazının resmini buraya koyacağız. Meraklısına (Sahife.426)
ayn rand kapitalizm bilinmeyen ideal
Yukarıdaki paragrafı yorumlayacak olursak;
1. Kaynak mülkiyet hakkıdır.
2. Kaynak üretimdir.
3. Üretemeyen insan hak sahibi olamaz.
4. Üretebilen fakat ürününün tasarrufu başkalarında olan insan köledir.
İşte burada dar anlamda markalaşmadan bahsettiğini söyleyebiliriz.
Daha geniş anlamda bakacak olursak, vatanı olmayan kimsenin ürettiği ürününde tasarrufu başkalarındadır yani köledir.

Yukarıdaki yazarın düşünce kökeni ABD'yi ABD yapan kökendir. Bizim kültürümüz ile uyuşup uyuşmayacağı çelişkilidir. Bilimsel açıdan doğru olduğunu söyleyebiliriz. Bu konu ise farklı bir blog konusu yapılacaktır.

Bu işleri çok bildiğini zanneden iki internet sitesi kurmuş arkadaşların çok kitap okumalarını tavsiye ederiz.

Seçimlerinizin başarı getirmesi dileklerimizle,

İyi çalışmalar.

Bir sonraki yazımızı okumak için tıklayınız.

Aynı kategorideki yazılarımız için tıklayınız: Strateji01

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
TOPLAM YAZI SAYISINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

FİHRİST-Blogdaki konular

KRONOLOJİ-SON YAZILAR

Buradan bize yazabilirsiniz.

Ad

E-posta *

Mesaj *

sayisaloyunlar[at]gmail.com adresimizden de soru, görüş, istek ve önerilerinizi iletebilirsiniz.

Sayfa yenileme kaldırılmıştır.
Copyright ©2018 Tüm hakları saklıdır. Blog SAYISAL OYUNLAR tarafından dizayn edilmiştir. Tamamı orijinaldir. Kasıtlı olarak bilgileri alan kişi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karşılaşırsanız itibar etmeyiniz. Yayınlarımızı bağlantı linki ile paylaşıp kullanabilirsiniz. Y.N.