Pinterest'e Kaydet

Pinterest'te Biz

Translate

Blog Düştüğünde Mail Gönder (Onay gerekir)

Site İçi ve Etiket Arama

24 Mart 2015 Salı

Denge Nedir?

05/03/2017

Birşeyin verimli bir şekilde çalışmasını sağlayacak bütün unsurlara denge unsurları denir. Bu denge unsurlarının yanlış düzenlenmesi dengesizliklere neden olur.


Buraya kadar yazdıklarımız geneldir elle tutulur her şeye uygulanabilir.

Peki elle tutulmayan nesnelerin dengesini nasıl sağlayabiliriz?

Aklın dengesi nedir?
Akıl açısından aklın dengesinin ölçüsü nedir?

Öncelikle aklın dengesi konusuna değinelim.


Delilik:
Beyinde oluşan sinirsel hasarların sonucu çalışmasının öncekine nazaran bozulmasıdır.
Yanlış kararlar alma, yanlış tepkiler verme bunların arasındadır. Derin üzüntüler, depresyonda beynin kimyasal yapısını bozarak deliliğe sebep olabilir.


İnsanın aklını bir mesele üzerinde kendi kapasitesinin üstünde çalışmaya zorlaması durumunda da devreler yanabilir, delilik kendini gösterebilir.

Salaklık:
Tam olarak yeni durumlar karşısında insanın kafasının basmaması anlamamasıdır. Yeni hareketlere karşı tavır ve durum geliştirememe durumudur. Kendisine vuran bir kişiye karşı tedbir almamasını salaklık olarak nitelendirebiliriz.

Delilik durumunun aklın dengesini yitirmesi sonucu oluştuğunu gördük.
Bu dengenin bir ölçüsü var mıdır?
Aklın denge noktasını ne belirler?
Eğitim, kültür, zevkler, müzik, eğlence, gibi aktiviteler aklın denge noktasında belirleyici olur mu?
Aklını kaybeden bir insanın bu gibi durumlarını tespit eden veya kişinin aklının denge noktasını tespit eden bir mekanizma var mıdır?
Yoksa psikoloji denilen bilim boş laftan mı ibarettir?

Bu zamana kadar hiçbir psikologun hastalarından yukarıdaki soruların cevabını arar nitelikte bir soru sorduğunu zannetmiyorum. Şahit de olmadım duymadım da...
-Bağlayın serumu uyusundur.

Bir insanın bir başkasının delilik veya salaklığı ile ne ilgisi olabilir.
İnsanın özünde kendisini tehlikelere karşı koruma güdüsü vardır. Bu güdünün sonucu olarak karşısındaki insanın tavırlarının kendisine ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmek ister.
Bu nedenle karşısındaki kişinin akıllı, salak veya deli olup olmadığını bilmeye ihtiyacı vardır. Buna karar vermesini sağlayacak, gelenekten gelme alışkanlıklar vardır.
Fazla kafasını çalıştırmaya gerek kalmadan bunları kullanabilir.


Panik ve stres durumunda da doğru kararları almak önemlidir.

Bir insanın yaptığı işte dengeli olup olmadığını nereden anlarız?

Bir iş yapacaksınız ve bu işi yapmaya karar verdiniz. Ne kadar önemsiz olursa olsun büyük hedefin içinde bir payı vardır. Önemsiz görülen bir işte plansız hareket etmek, büyük hedefin amaca ulaşmasında zorluk çıkaracaktır.
Burada planlı iş yapmanın aşamalarından bahsetmeyeceğiz.

İş başlanmazdan önce gerekli araçlar bir araya getirilmeli iş en kısa zamanda iş sürecini aksatmadan hızlı bir şekilde yapılmalıdır.

Bir kargaşada, kavgalı bir ortamda aklın doğru çalıştırılması çok büyük problemleri ortadan kaldıracaktır.
Eğer aklı çalıştırılmamış ise bunun nedeni nedir?
Evvelinde yapılan akıl çalıştırılmama işlerinin üzerinde düşünülmeyip akıl çalıştırma işinin bu arızasının giderilmemesi meselesidir.
Bu bir nevi genetik de bir meseledir. Kendinden önceki nesiller hayatlarını akıllarını çalıştırma üzerine kurmamış iseler sonraki nesillerinde bunu yapmasını beklemek doğru olmayacaktır.



Önceden gelen dedik. Eğer aklını çalıştırma konusunda önceden antrenmanlı ise ne olursa olsun, panik, sinir, stres, gerginlik zamanlarında aklını doğru çalıştıracak ve yanlış iş yapmayacaktır.
Yapılan yanlış işlerin külfetine katlanmak gibi bir sorun ile karşı karşıya kalınmayacaktır.

Aklı çalıştırma konusunda tımarhanenin önünde lastiği patlayan bir adamın hikayesini anlatırlar.
O an içinde stres ve panik içinde kafasını çalıştıramamış olabilir.
Hikaye aynen şöyledir.

Adamın birisinin, arabasının lastiği tımarhanenin önünde patlar. Adam arabayı kenara zor yanaştırır. Lastiği sökmeye koyulur. Lastiği söker.
Her nasılsa hikaye bu ya!
4 adet bijonu yağmur mazgalına düşürür. Mazgal açılır gibi değil, Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklarının ardından izleyen bir deli, seslenir:
– Ulan salak! Sen ne yapıyorsun orada öyle?
– Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
– Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen denileni yapar ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
– Senin ne işin var tımarhanede?
– Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil!

Burada deli ile salak arasındaki farkı gördük.
Stres anında aklını çalıştıramamış ve çaresiz kalmıştır.

Burada bendenizin başından geçen başarı ile sonuçlanmış bir olayı anlatmak isterim.

Uzun yola çıktık ve gittiğimiz yolun huyunu, husunu bilmiyoruz.
Yakıtımız bitmeye yakın istasyona yanaşıp yakıt alıyoruz.
İşimiz bitti ve artık dönüş yoluna düşeceğiz.

Otobanda giderken benzin ibresinin yandığını fark ettim. Sağımızda bir benzin istasyonu vardı hızlı olmamız nedeni ile durup yakıt alamadık. Bir sonraki istasyonda mutlaka yakıt almamız gerekirdi.
Fakat esas sorun bir sonraki benzin istasyonu ne kadar uzaklıkta olduğunu bilmediğimizdi.

Tam uzunca bir yamacın başlangıcında yakıt bitti. Araç motor freni yapmaya başladı hemen boşa aldım ve gidebildiği kadar gitmesine müsaade ettim. Yokuş yamacın neredeyse yarısını çıkmıştı araba.
Biraz daha dayansa yamacın diğer tarafı yokuş aşağı idi ama ne fayda...
Bir kaç kez marşa basmamla aküyü de sıfırlamışız.

Çaresiz bir sonraki istasyondan yakıt alıp gelecek ve aracı çalıştıracaktım.
Bir su şişesi ayarladım. Yoldan geçen arabalardan bir tanesini durdurarak istasyona bırakmasını rica ettim. Dönüşü yine aynı şekilde yaptım.

Yakıtı araca koyduktan sonra aracı çalıştırma meselesine gelmiştik. Bir iki kez marş vurdum. Depodan motora gelene kadar akümüzde bitmişti.
Şimdi elimizde nurtopu gibi aracı nasıl çalıştıracağız meselesi vardı.
Araçtan dışarı çıktım.
Arabanın çevresini dolandım bu esnada bu arabayı nasıl çalıştıracağımı düşündüm.

Eğitim her zaman hayat kurtarır derler. Ehliyet alma sürecinde dersleri hiçbir zaman kaçırmamıştım.
Orada düz vites arabaların ileri vurdurma imkanı olmadığında geriye doğru vurdurularak çalıştırılabileceği anlatılmıştı.

Tam bu sıkıntılı zamanda bu geldi aklıma.
Tamda yokuşun ortasındayız.
Yoldan neredeyse hiç araba geçmiyor.

Vitesi geriye taktım, Debriyaja bastım el frenini indirdim ve arabayı geriye doğru bıraktım.
Araba hızlandığında gazı kökledim ve debriyajı bıraktım.
Araba çalıştı. Hemen durdurdum ve 1'e takıp devam ettim.


Bu bilgiyi bir çok sürücü bilmediğini çok iyi biliyorum. Çünkü bu gibi akıl çalıştırmaya yarayacak bilgilere çok fazla ihtiyaç duyan bir millet değiliz.

Orada salak gibi davranıp şimdi ne yapacağız diye bir çaresizliğe düşseydim. Başarılı olamazdım.
Hatalı olduğum bir diğer konu ise benzin istasyonuna vardığımda orada bulunanlara danışmamaktı.
Fikir almamaktı, yardım istememekti.
Kendine aşırı güvenden kaynaklanıyor olsa gerektir.

Kadının aklının dengesinin zıvanadan çıktığı yer neresidir?
Ayşe Arman yazılarında köşesinde kadın sorunlarını ele alıyor.
Yayınladığı her yazısında kadınların farklı sorunlarına değiniyor.
Aklının dengesini olaylar karşısında yiteren kadınların maceralarına yer veriyor.
Bu sorunlar için çözüm üretebilen bir mekanizma yok aslında kadın kendi karşılaştığı sorunlara kendince çözümler bulmaya çalışmakta veya kaderi başbaşa yalnız bırakılmaktadır.

Kadını bu girdaba sokan nedir?
Erkekler neden bu girdabın içinde değiller?
Neden onlar kadar özgür değiller suçları anne olmak mı?

Kadınların sorunlarını kendine dert edinmiş bir kadının yazdığı kitabı için yaptığı röportajı köşesinde yayınlamıştır. Delirmesem yazar mıyım?
Seray Şahiner kendine kadınlar üzerinden bir aktivistlik yolu seçmiş ve gün gibi ortada olan sorunları kaleme almıştır. Ne diyelim. Kolay gelsin.

Bu yazımda aklın dengesi konusunu işledik. Umarım sizinde aklınızı çalıştırmanız konusunda aksaklıklarınızı giderecek bir yazı olmuştur.

İnsan, hayvan ile melek arasındaki ünsiyeti yakalayabilen varlıktır. Bu nedenle eşref-i mahlûkattır.
Hayvandan da melekten de üstündür.
İnsanlar arasındaki üstünlük ne iledir?
O da başka bir yazı konusu olsun.

Bir sonraki yazımız için tıklayınız.

Aynı kategorideki yazılarımız için tıklayınız: Bloginsan01Bloggerdeneyim01 
Bu blogda bahsedilen denge konusu bloggerdeneyim01 etiketinde bulunması nedeni ile bu blog blogger deneyim kategorisine de eklenmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaparken:
1.) Yorumlar denetimden geçmeden yayımlanır. Yapılan yorumun sorumluluğu, yorumu yapanı bağlar. Ayrıca makaram sarı bağlar.
2.) 3. bir kişiye hakaret olmadığı sürece yorumlar kesinlikle silinmez. İsterse yorumu yazan silebilir.
3.) Kuralları aşmadığı sürece site linki paylaşımı yapılabilir.
4.) Konu dışındaki sorularınızı sayisaloyunlar[at]gmail.com adresinden yazabilirsiniz.
5.) İzleyenler istediğini istediği şekilde yazabilir. İstediğiniz yerden başlayabilirsiniz.
6.) Aşağıdaki OneDrive tablosundan kelimelerinizi biçimlendirebilirsiniz.
toplam yazı sayısını öğrenmek için tıklayınız.
7.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz Fihrist-blog konuları tablosunu bu bağlantıdan görebilir.
8.) Mobilden takip eden izleyenlerimiz yazı kronolojik listesi tablosunu bu bağlantıdan görebilir.

YORUM BİÇİMLENDİRME ÇALIŞMASI

Buradan bize yazabilirsiniz.

Ad

E-posta *

Mesaj *

sayisaloyunlar[at]gmail.com adresimizden de soru, görüş, istek ve önerilerinizi iletebilirsiniz.

Sayfa yenileme kaldırılmıştır.
Copyright ©2018 Tüm hakları saklıdır. Blog SAYISAL OYUNLAR tarafından dizayn edilmiştir. Tamamı orijinaldir. Kasıtlı olarak bilgileri alan kişi konu ile ilgili sorulara cevap veremez. Benzer bilgiler ile karşılaşırsanız itibar etmeyiniz. Yayınlarımızı bağlantı linki ile paylaşıp kullanabilirsiniz. Y.N.